You are not logged in.

Mimoza

Intermediate

  • "Mimoza" is female
  • "Mimoza" started this thread

Posts: 152

About me:

Sırf sevgiler bitmesin, sırf hayatın sevinci
gölgelenmesin, dostlukların son günü gelmesin diye
üstüme alırdım bütün günahları, bütün yanılgıları,
geçmiş ve gelecek bütün kötülükleri... Sevginin
umutları sürsün diye, göze alırdım kalbime akıtılacak
zehirleri... Göze alırdım eksik yaşanmış bütün
sevgilerin tanığı ve sürgünü olmayı...
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum...

Location: Hollanda

Occupation: Serbest

Hobbies: Dikiş, Müzik

Thanks: 7 / 15

Level: 29 [?]

Experience: 203.870

Next Level: 242.754

  • Send private message

31

Saturday, September 27th 2008, 12:20pm

Sivaslilarin Ortak Özellikleri

birçok sivasli'nın barındırdığı, sivaslı olmak dolayısıyla kazanılmış
ya da kazanılmakta olan özellikler. örnek verecek olursak:

göç etmekten çekinmemeleri ve göç ettikleri yere çabuk uyum sağlamaları.

nidiyon la gardas , canin yirim hitaplarını kullanmaları.

kopkoyu saçları olmaları

sivaslı olmaları.

pilav ve makarna yanında ekmek yiyebilmeleri ve bunu sevmeleri. ne
zaman bir lokantada, yemekhanede pilavla ekmek yiyen birini görürseniz
"kardeş sivaslı mısın?" diye sorun kesin sivastan gelir :D

haklarında ileri geri atılıp tutulmasından hoşlanmamaları.

türk ulusunun temel yapıtaşlarından biri olmalarıdır. orta asya dan
gelen birliktelik ve devlet olma geleneği tüm yaşamlarına hakimidr.
sevecen sıcak ve konuşkanlardır.

atatürk ilk kongreyi boşuna sivas ta yapmamıştır. türkiye nin başına
bir şeyler gelecek olsa yükselme ve kurtulma kıvılcımı gene buradan
başlayabilir.


iyidirler

vayyyy canını yerim gardaş!!!

canım ve ciğerim kelimeleri sıkça kullanılır. yapmacık söylenmez.




Mimoza

Intermediate

  • "Mimoza" is female
  • "Mimoza" started this thread

Posts: 152

About me:

Sırf sevgiler bitmesin, sırf hayatın sevinci
gölgelenmesin, dostlukların son günü gelmesin diye
üstüme alırdım bütün günahları, bütün yanılgıları,
geçmiş ve gelecek bütün kötülükleri... Sevginin
umutları sürsün diye, göze alırdım kalbime akıtılacak
zehirleri... Göze alırdım eksik yaşanmış bütün
sevgilerin tanığı ve sürgünü olmayı...
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum...

Location: Hollanda

Occupation: Serbest

Hobbies: Dikiş, Müzik

Thanks: 7 / 15

Level: 29 [?]

Experience: 203.870

Next Level: 242.754

  • Send private message

32

Saturday, September 27th 2008, 1:07pm

Sivas El Sanatları


ÇUBUKÇULUK VE AĞIZLIKÇILIK

Ağızlıkçılıkïk veya Çubukçuluk ismiyle anılan el
sanatının başlangıcı 1800 lü yıllara kadar iner. Sivas ağızlıklarının
yapımında Tokat- Erzincan- Kars ve Ağrı yörelerinden temin edilen
Germişek ya da karamuk denilen ağaç cinsleri kullanılır.

Germişek çubukları istenilen boyda kesilir, bunlar uzunluklarına göre Lüleli,
topcık başlı, yanma başlı, ufak lüleli ağızlık, arabalı ağızlık
(birbirine geçmeli) gibi çeşitli adlar alır. Tomruk makinesinde
kabukları sorulan çubuklar tornaya bağlanır, keski yatay yada dikey
tutularak desenin dış çizgileri çizilir. Sonra kalemle (ince uçlu
işleme ve kakma gereci) desenler oluşturulur. Bu işleme nakış keskisi
denir. İşlemleri bitirilen ağızlık kezzaba batırılır.

Ateşe
tuttuktan sonra zımparalanır. Yeniden tornaya bağlanır ve matkapla ağız
bölümü (sigara konulan yeri) açılır. Çakıyla yassılaştıran bu bölüm de
kezzaba batırma, kızartma ve cilalama işlemlerinden geçirilir.

Son
zamanlarda Sivastaki ağızlıklar kalem, kalemlik, tığ sapı, şamdan ve
minare maketi gibi hediyelik eşyalar da yapmaktadırlar. Üretilen
ağızlık ve kalemin üzerine ince renkli ipeklerden yararlanılarak Sivas
Hatırası
veya kişi adları yazılır.


(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


SİVAS HALISI


Ülkemiz halıcılığında olduğu kadar dünya halı
sanayinde de seçkin bir yeri bulunan Sivas halıları Selçuklu devrinden
(13. yy) beri süregelen bir geleneğin ve özgün bir çalışmanın ürünüdür.
Sivas
halılarının en belirgin özellikleri kullanılan ipliği inceliği, iç
boyamalarının orijinalliği, dokumadaki ustalık, ilmek sayısı fazlalığı
ve üzerindeki motif, desen ve renk uyumunun ahengidir. Halılarda en az
12 çeşit olmak üzere 20- 25 e varan renk çeşidi kullanılmaktadır.
Lacivert ve kırmızı en çok kullanılan tonlarıdır.

Sivas
çevresinde Divriği, Gürün, Kangal, Şarkışla ve Zara da dokunan halılar
Türk (Gördes) düğümü sistemiyledir. Günümüzde Sivas halıları
denildiğinde tek düğüm sistemiyle yapılan, yuvarlak hatlı, madalyonlu
ve küçük çiçek desenli halılar akla gelmektedir.




(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


GÜMÜŞÇÜLÜK

Gümüş işçiliği azimle ve sabırla yürütülen bir
meslek dalıdır. Bu sabrın sonunda ortaya çıkan bir vazo, bir levha,
sandık, kolye, yüzük, küpe oluncaya kadar uzun bir serüvenden geçer.
Usta tabaka halinde ve farklı mikronlardaki gümüş plakayı yüksek ateşte
tav a tabi tutar, gümüşün sertliğini alır. Plakanın tav kıvamında
olmazsa; işleme esnasında ya kırılır ya da parlaklığı istenilen
güzelliği vermez. Tavlama işi biten levha üzerinde işlem yapılacak
hale gelmiştir ve artık istenilen ölçülerde kesilebilir. Bundan sonraki
iş ustanın maharetine kalmıştır. Usta çekiç ve özel işleme kalemi ile
zihnindeki ve kalbindeki desenleri levhaya nakşeder. Bu uzun, yorucu ve
sabır isteyen bir iştir. Dış çerçevesi ve merkezi kalemle belirlenen
gümüş artık üzerine ince, zarif motif ve desenler işlenecek hale
gelmiştir. Merkezden köşelere doğru giden çekiç ve kalemin bu dansı bir
levha kolye vb. eşya olarak karşımıza çıkar. Her vurulan çekiç
darbesinden çıkan ses gönlün ritmini, üzerine nakşedilen desen ise
gönlün yansımasıdır levhaya.



(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)



SİVAS BIÇAĞI

Geçmişin gözde kılıçları, Kılıçlar Çarşısında
yapılırdı. Kılıcın yerini giderek daha güçlü silahlar alınca, kılıç
ustaları çakı-bıçak yapımına yöneldiler. Kentte bulunan bıçak
atölyelerinde genellikle kılıç tipi bıçaklar, bağ bıçakları, büyük
ekmek bıçakları, bir, iki, üç ağızlı ya da ustura tipi bıçaklar
üretilir. Kentin özellikle kara saplı bıçakları ünlüdür. Çakı ve
bıçakların ağızları �namlu� denilen çelikten, sapları ise boynuzundan
yapılır. Son günlerde saplar fiberden de yapılmaktadır.

Ocakta
kızdırılan çelik, örste dövülerek namlu biçimi verilir. İlk
düzenlemeden sonra oluğu (tırnak oyuğu) açılır. Yeniden düzenlenir, su
verip parlatılır. Böylece namlu sapa takılacak hale gelir. Sap için
çoğunlukla öküz, keçi ve koç boynuzu kullanılır. Boynuz istenilen
boyutta kesilir, ısıtılarak mengenede düzeltilir, kalıplanır. Sonra içi
testereyle oyulur. Bıçak ustalarının elde resim yapma dedikleri son
düzenlemeden geçirilir. Rendelendikten ve zımparalandıktan sonra
namluya takılacak duruma gelir. Namlu sapın uç bölümünde açılan oyuğa
yerleştirilir ve delinerek çivilenir. Çivi başları birer pul konduktan
sonra ezilir ve çarkta parlatılır.

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


SİVAS KİLİMİ

Kilim dokumacılığı daha çok köylerde gelişmiştir.
Yaygın olarak kilimler; yan kilim, kebir orta kilim, çul kilim, deve
tüylü kilim, nakışlı kilim, kırmızı beyaz kilim gibi isimlerle
anılırlar.

Sivas çevresinde Şarkışla kilimleri meşhurdur.
Desenler ve motifler dikdörtgen veya eşkenar dikdörtgen şeklindedir.
Sivas çevresi kilimlerinde bitkisel ve hayvansal motiflerin yanında
geometrik ve sembolik motifler de kullanılmaktadır. Al, yeşil, mavi,
kara ve turuncu en yaygın renklerdir.

Sivas kilimlerinin tümüyle
yünden dokunması, çözgünün sık olması ve çözgüde düğüm ya da
eklemlerden özenle kaçınılması değerini artıran özelliklerdir.

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


SİVAS ÇORABI

Geçmişte çok canlı olan çorap örücülüğü günümüzde
kaybolmaya yüz tutmuştur. Doğanşar, Zara, Hafik, İmranlı ilçelerimizde
bu el sanatı halen sürdürülmektedir. Kullanılan stilize bitki, hayvan
ve insan motifleri dokuyanın iç dünyanın yansıtacak biçimde dokuyanın
iç dünyasını yansıtacak biçimde işlenir. Genellikle beş şiş ile örülür
ve hemen her çorapta en az beş renk ip bulunur. Çorapların örülmesine
Burun kısmından başlanır ve Boğaz a doğru ilerler. En son olarak
Topuk kısmı örülür. Çorabın bitiminde boğamıza Bağcık denilen örme
bir bağ atılır.

Örülen bu çorapların boyu diz kapağına kadar
çıkmaktadır. Yandım Alamadım, Yarimi Eller Aldı, Kakül, Ergen Bıyığı,
Eli Mektuplu, Elif-B, Aşık Kirpiği, Gönül Kilidi, Katip Çimdiği ve
Civan Kaşı
en yaygın motiflerdir.

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


SİVAS KEMİK TARAĞI

Sivas kemik tarağı koç, manda ve öküz boynuzundan
yapılır. Boynuzlar bir müddet bekletilip kurutulduktan sonra en ince
ayrıntısına kadar temizlenir ve ateş ocağına konur. Ustanın gözetimi
altında ateş ocağında ısıtılan boynuzun düzleştirilmesi yapılır.
Yapılacak tarağın şekline göre kaba olarak kesilir. Daha sonra
tesviyesi yapılan kemik yeniden ateş ocağında ısıtılarak ikinci kez
düzeltme işlemi yapılır. Düzeltilen kemiğe zımparada tam şekil
verilerek diş açmaya hazır duruma getirilir. Dişleri açılan malzeme
ince zımparadan geçirilip rendelenir. Dişlerin uçları eğelenerek
sivriltilir. Son işlem olarak parlatılan kemik tarak, artık kullanıma
hazırdır.

Kemik tarağın saçta kepeklenmeye ve elektriklenmeye
karşı olduğu tıbbi yönden kanıtlanmıştır. Boynuzlu tarak, oymalı tarak,
bayan tarağı, erkek tarağı, sakal tarağı, çanta tarağı kemik tarağın
çeşitlerindendir. Son zamanlarda kemik tarağın dışında boynuzdan; kemik
toka, zarf açacağı, yemek kaşığı, çay tabağı ve kolye ucu da
üretilmektedir.

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)



SİVAS ÇARIĞI

Bir zaman Anadolu insanının giyeceği olan çarığın
hammaddesi manda derisidir. İşlenmiş manda derisinden kalıp
kullanılarak yapılan çarıkların rahat giyimi vardır.
Günümüzde artık
kullanılmayan çarıklar, Sivas�taki ustaları Ahmet EMLEK ve Kadir ÇINAR
tarafından hediyelik eşya olarak üretilmektedir. Sırımlı ve tokalı
olmak üzere iki cinsi yapılmaktadır.

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)

(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)




This post has been edited 4 times, last edit by "Mimoza" (Sep 27th 2008, 3:03pm)


Mimoza

Intermediate

  • "Mimoza" is female
  • "Mimoza" started this thread

Posts: 152

About me:

Sırf sevgiler bitmesin, sırf hayatın sevinci
gölgelenmesin, dostlukların son günü gelmesin diye
üstüme alırdım bütün günahları, bütün yanılgıları,
geçmiş ve gelecek bütün kötülükleri... Sevginin
umutları sürsün diye, göze alırdım kalbime akıtılacak
zehirleri... Göze alırdım eksik yaşanmış bütün
sevgilerin tanığı ve sürgünü olmayı...
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum...

Location: Hollanda

Occupation: Serbest

Hobbies: Dikiş, Müzik

Thanks: 7 / 15

Level: 29 [?]

Experience: 203.870

Next Level: 242.754

  • Send private message

Mimoza

Intermediate

  • "Mimoza" is female
  • "Mimoza" started this thread

Posts: 152

About me:

Sırf sevgiler bitmesin, sırf hayatın sevinci
gölgelenmesin, dostlukların son günü gelmesin diye
üstüme alırdım bütün günahları, bütün yanılgıları,
geçmiş ve gelecek bütün kötülükleri... Sevginin
umutları sürsün diye, göze alırdım kalbime akıtılacak
zehirleri... Göze alırdım eksik yaşanmış bütün
sevgilerin tanığı ve sürgünü olmayı...
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum...

Location: Hollanda

Occupation: Serbest

Hobbies: Dikiş, Müzik

Thanks: 7 / 15

Level: 29 [?]

Experience: 203.870

Next Level: 242.754

  • Send private message

34

Monday, October 20th 2008, 6:11pm

Sivas Kaplicalari - Kangal Balıklı Kaplıca

KANGAL BALIKLI KAPLICA



Balıklı Kaplıca Sivas'a 98, Kangal ilçesine ise 13 kilometre uzaklıktadır.
Kangalâ��a gitmek için Ankara yolundan gelenler Sivas merkeze geldikten sonra Kayseri Malatya yönüne giden yolu takip etmelidir. Kayseri yolundan gelenler Sivas'a 20 km kala Ulaş Malatya yoluna dönerek, Malatya tarafından gelenler ise Kangal ilçesine giriş yaparak ulaşabilirler. Sivasâ��a kara, hava ve demir yolu ile ulaşmak mümkündür. Türk Hava Yolları'nın direkt uçuşları vardır.

Kangal Balıklı Kaplıca; ülkemiz termal kaplıcaları içerisinde kendine özgü bir yeri vardır. Tedavi özelliği itibari ile dünyada bir benzerini bulmanın mümkün olmadığı kaplıca, ilmi ve tıbbi bir mucizeyi "Sedef Hastalığını tedavi ederek" sergilemektedir. 36-37 derece sıcaklıktaki kaplıca suyunda bulunan balıkların mucizevi bir şekilde tedavi yöntemi uygulaması bu kaplıcanın ününü ve özelliğini daha da artırmaktadır. Çünkü, modern tıp da şimdiye kadar fayda görmeyen dünyanın her yerindeki cilt hastalıkları için Kangal balıklı kaplıcası en son ümit kaynağı olmaktadır.
Tahriş olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyondan oluşmuş cilt dokusundaki yaraları; egzama, cerahatli sivilceler ve hatta tıpta tedavisinin imkansız olduğu bilinen "Sedef" hastalığı gibi cilt hastalıkları 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide (Sazangiller) familyasından Cyprinion Macrostamus (Beni Balığı) ve Garra rufa (Yağlı Balık) türündeki balıklar tarafından iyileştirilmekte ve izleri kaybolmaktadır.

Kaplıca iki tip balık içermektedir. Her iki tip balık ta Cyprinidae familyasının üyesidirler
ve sıcak bir ortamda yaşamaya adapte olmuşlardır. Bu tiplerden vurucu diye bilinen, Cyprinion macrostomus' tur. Bu tipin terminal ağzı vardır ve 15 - 20 cm boydadır. Vücudu nispeten iri pullarla kaplıdır ve yan yüzeylerinde 6 - 8 adet farklı büyüklükte düzensiz lekeler bulunmaktadır.


İkinci tip balık, bir yalayıcı olarak bilinen Garra rufa' dır. Bu tip hilal şeklinde ventral ağıza sahiptir ve boyu maxsimum 19 cm 'dır. Vücudu büyük pullarla kaplıdır. Jabbers (dürtükleyiciler) olarak anılanlar, üçüncü bir balık tipi değildir, bu "vurucu tipin" eşeysel olgunluğa erişmemiş formudur. Eşeysel olgunluğa erişince yan yüzeylerindeki lekeler kaybolur.

Her iki tip balık da omnivordur, bu Cyprinidae familyasının iyi bilinen bir özelliğidir. Fito ve zooplanktonlarla beslenirler. Ancak, havuzlarda plankton miktarının az olduğu araştırılmıştır. Bu da, balıkların gelişimini ve büyümelerini geciktirir, onların saldırgan ve predatör olmalarına neden olmaktadır. Kışın, havuzlarda az kişi bulunduğunda balıklar, acıkmış bir koyun sürüsü gibi besin ararlar. Yazın, havuzlara giren insanların vücuduna saldırırlar. Balıklar, sağlıklı deriden ziyade hastalıklı deriye saldırmayı tercih ederler, çünkü ondan parça koparmak daha kolaydır.

Suyun yüksek sıcaklığı ve beslenme ortamının balıklar üzerindeki etkileri biyokimyasal olarak ta araştırılmıştır. Doktor balıkların tedavi edici tıptaki rolü daha ileri çalışmaları hak etmektedir.


Kaplıcada ilk kez yıkananlar ellerinde olmayarak tarifi mümkün olmayan bir ürperti yaşarlar. Çünkü suya girer girmez, ince, kahverengi, gri, bej rengindeki sazan ve kaya balığı türü balıkların hastanın etrafında dolaşmaya ve ciltte hastalık belirtisi olan yerleri temizlemeye başladıklarını görürler. Hastaların balıklara alışmaları 2-3 gün sürer. Dişleri olmayan bu balıklar, 36-37 derece sıcaklıktaki suyun yumuşatmış olduğu kabarık yara kabuklarını yavaş ağız (dudak) hareketleriyle acıtmadan ve kanatmadan kopararak cilt pürüzsüz hale gelinceye kadar temizler. Tedaviden olumlu sonuç alınması için üç hafta (21 gün) süresince günde 2 seans şeklinde 4 er saat havuza girmek ve toplam 8 saat suda kalınması gerekmektedir. Ayrıca, sabahları aç karına birkaç bardak şifalı sudan içmeyi ihmal etmemek gerekir. Diğer taraftan yerden kaynayan su içindeki kabarcıkla ve balıkların vücut üzerinde yaptığı darbelerle vücutta bir gevşeme ve dinlenme görülmektedir. Tedavi tamamen yan etkisiz olup, kesinlikle herhangi bir ilaç kullanılmamaktadır.

Ancak bazı hastaların tereddütleri daha sonra tekrarlarsa konusu oluyor. Yapılan araştırmalarda bugüne kadar böyle bir vaka ile karşılaşılmamıştır. Dünyanın bir numaralı kaplıcası diyebileceğimiz bu kaplıca yalnız sedef hastalarını değil tüm cilt hastalıklarını tedavi etmektedir.

Vücut ısısına eşdeğer olan 36-37 derece deki kaplıca suyu şifa özelliğinin yanısıra berrak, kokusuz aktığı yerde hiçbir çökelti bırakmamaktadır.

Su Özellikleri:


pH'ı yaklaşık 7,2 olan su, izotermal olup yıl boyunca sıcaklığı yaklaşık (ort.) 35C'de süre itmektedir. u, kendini içilebilir kılan özelliklere sahiptir. Suyun biyolojik ve tedavi edici yönünün içerdiği lenyum' dan ( 1.3 ;ppm) kaynaklandığı vurgulanmaktadır. Suyun romatizmal astalıklara, nörolojik (nevralji, nevrit, felç), ortopetik ve travmatolojik sekellerde (kırıklar, eklem travması ve kas hastalıkları), jinekolojik sorunlarda (lavaj ile), deri hastalıklarında, böbrek taşlarında (içme ile) ve psikosomatik bozukluklarda yararlı olduğu rapor edilmiştir. Ankara Üniv. Tıp Fak. Hidroloji ve Fizik Tedavi Enstitüsü, Klinik Raporu, 2 Mart 1997.


Ancak, psoriasis (sedef hastalığı) kaplıcayı tedavi yönünden en popüler kılan hastalık olmuştur. Balıklar suyun etkisiyle yumuşayan psoriatik plaklara (ya da diğer deri hastalıklarının plaklarına) yönelmektedirler. Bunun sonucunda kabuklar uzaklaşmakta, bu esnada ufak bir kanama olmakta ve yara, su ile gün ışığının etkisine maruz kalmaktadır. Bu işlem ayrıca absesi olan hastalarda irinin akmasına neden olmaktadır. Bazı hastalıklarda tropikal uygulanımın yararlı olduğu bilinen Selenyumun sudaki yüksek düzeyinin yara iyileşmesinde önemli etken olduğu bildirilmiştir. Selenyum, hücreleri serbest radikallerin etkisine karşı koruyan bir enzim olan glutation, peroksidaz ' ın bir ko-faktörüdür. Bu içme ya da lavaj suretiyle alınan suyun gastrointestinal (Midebarsak) ve jinekolojık hastalıklardaki yararlı etkisini de açıklayabilir. Türkiye dışından gelen gözlemciler de, bu suyu tecrübe eden hastaların doktor balıklardan hoşnut olduklarını ve hayal kırıklığına uğrayan hiç
bir hastanın olmadığını bildirmişlerdir.

Doktor balıklara duyulan ilgi, nörolojik ve romatizmal hastalıkları olan insanları da bu kaplıcaya çekmiştir. Balıklar havuza giren vücudun çevresini sarmakta, bu vücuda vurmakta ve yaralamaktadırlar. Başlangıçta deride duyulan huzursuzluk yerini , mikromasajın gevşetici hoş duyumuna bırakmaktadır. Bu masaj özellikle hızlı büyümeleri için daha fazla besine ihtiyacı olan
küçük balıklar tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle kaplıcanın hidroterapik yararına eş olarak nörolojik , romatizmal ve travmatik sekelleri olan hastaların kendilerini daha iyi hissetmelerine neden olan bu masajın da psikolojik bir katkısı olabilir. Umutsuz hastaların bu kutsal balıklara olan güveni ve farklı bir ortamda bulunmaları da hastanın kendisini iyi hissetmesine katkıda bulunuyor olabilir. Sadece hastalar değil sağlıklı olan kişilerde doktor balıkları görmek amacıyla kaplıcayı ziyaret etmektedirler. Sağlıklı insanlar muhtemelen bu balıklardan derilerinin keratinize olan kısımlarının temizlenmesi nedeniyle yararlanmaktadırlar.


Tedavi Programları
1. Sabah aç karna en az üç bardak şifalı su içilmelidir.2. Şifalı suyu içen hasta, kahvaltısını yaptıktan sonra havuza girer.3. Şifalı suyu içen ve karnı tok olan hasta kaplıcanın mineral zengini şifalı suyu ve doktor balıklarla tedaviye başlar.
4. 37° suda yaşayan (28° nin üstündeki sıcaklıklardaki suda balıkların yaşaması tıbben mümkün değildir) ve dünyada bir eşi bulunmayan "DOKTOR BALIKLAR" vurucu ve yalayıcı olmak üzere iki çeşittir.
5. İçerisinde cilt hastalıklarının tedavisinde en etkin olduğu bilinen "SELENYUM" un bulunduğu şifalı suyla birlikte doktor balıklar da tedaviye başlar.

6. Günde iki seans şeklinde 8 saat havuza girilir.
7. Tedavi müddetince hastaların alkol almaması gerekir.8. Tedavi esnasında "SEDEF" hastalığı ile ilgili hiçbir ilaç ve merhem kullanılmamalıdır.
9. Tedavi süresi olan 21 gün mutlaka tamamlanırken, günde kesinlikle 8 saat şifalı sudan istifade edilmelidir.
10. Kuralları yerine getiren sedef hastaları %100 netice alarak kaplıcadan ayrılırlar.
Not: Cildin en büyük dostu "SELENYUM" bu şifalı suyun her litresinde 1 gr. bulunmaktadır.

BUNLARA DİKKAT!

Balıklı kaplıcalara girecek olanlar;
* Suyu içtikten sonra, havuza girmeden önce kahvaltı yapmak gerekiyor.
* Günde dörder saatten iki seans havuza girilmesi tavsiye ediliyor.
* 21 günlük kür uygulanmalı.
* 21 gün boyunca hastaların, "sedef hastalığı" ile ilgili herhangi bir ilaç ya da krem kullanmamaları gerekiyor.
* Tedavi süresince alkol de kullanılmamalı.


Sosyal Tesisler ve donatılar

Kaplıcanın mülkiyeti Sivas İl Özel İdaresine ait olup, Ünsallar A.Ş.ye 30 yıllığına yap-işlet-devret modeli ile kiralanmıştır.
Standart 134, 3 adet suit olmak üzere toplam 137 otel odası mevcuttur. Kaplıca bünyesinde 2 motel ve 1 otelde toplam 300 kişilik yatak bulunmaktadır.

Kamp ve karavan turizmine uygun olup, 50 adet çadır yeri mevcuttur. 16 adet özel banyo bulunmaktadır. Kış aylarında banyo ve otel arasında kaloriferli tüp geçit bulunmaktadır.
Biri yarı olimpik toplam 5 adet havuz mevcuttur. Bütün yıl hizmete açıktır (12 ay). Yaz aylarında canlı müzik olup çeşitli eğlenceler düzenlenmektedir.
Restaurantı (200 kişilik), TV Salonu, Marketi (gıda, sebze, meyva, gazete, sigara, meşrubat), çay bahçesi ve çocuk parkı gibi yan üniteleri mevcuttur.


İLETİŞİM:

Kaplıca tesis işletmecisi (Ünsallar)
Adres: Sivas Kangal İlçesi Sedef Tedavi Merkezi Kavak Köyü Mevkii
Tel. No : 0 346 469 11 51 (52-53-54 3 Hat)
0 346 469 11 72 (73-74-75)
Faks No : 0 346 469 10 30
(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)
e-mail: (This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


Sivas Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Adres: Atatürk Kültür Merkezi Eski SSK Hastanesi Karşısı Sivas
Tel. No: 0 346 223 59 08 / 0 346 223 92 99
Faks No: 0 346 223 92 99 / 0 346 222 22 52
(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)
e-mail: (This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)


Kangal Kaymakamlığı
Tel. No: 0 346 457 10 01
Faks No: 0 346 457 10 01
(This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)
e-mail: (This term was hidden for guests and not activated Users. To be able to read it you should register!)



NERELERİ GEZEBİLİRSİNİZ NELER YAPABİLİRSİNİZ



Kangal Sivas'ın en ünlü ilçelerinden biri. En önemli özelliği sadece sedef hastalığına alternatif bir çözüm sunan dünyaca ünlü doktor balıklarıyla değil, yine dünyaca meşhur sadakatin timsali Kangal Köpekleriyle de ünlüdür. Eğer hayvan sevginiz varsa üretim çiftliklerini ziyaret edip köpekleri görebilir veya satın alabilirsiniz.
Kaplıca da bulunan sosyal tesislerde her tür imkan bulunduğundan, temiz kır havası eşliğinde doğayla baş başa, şifalı suları hem içerek hem de banyo yaparak güzel bir tail yapabilirsiniz.

Sivas merkez Selçuklu, Osmanlı eserlerini, tarihi cami, medrese han, hamam ve kervansarayları gezebilir; Sivas Kalesinden Sivasâ��ı izleyebilirsiniz. Sivasâ��a özgü halı kilim, ağızlık, kemik saplı bıçak, kemik tarak, çarık, çorap ve ünlü bağlama sazı satın alabilirsiniz. Cumhuriyetin temelinin atıldığı Kongre Müzesini, Çifte Minareli Medreseyi gezip tarihi mekanlarda çay içebilirsiniz.
Unesco tarafından korumaya alınan ve taşın sanata dönüştüğü Divriği Ulu Camii ve Divriği konaklarını ziyaret edebilirsiniz.
Gürün Gökpınar gölüne giderek gökyüzünün tonlarını suya devrettiği harika bir manzara eşliğinde en leziz alabalıklardan tadabilirsiniz.

SICAK ÇERMİK
Sivas - Ankara karayolu üzerinde, il merkezine 31 km. uzaklıktadır. Yaklaşık 500 hektar üzerin kuruludur. Sıcak Çermik Mevzii imar planı hazırlanarak turizm bakanlığından onay alınmıştır. Özel sektöre açma çalışmaları devam etmektedir. Türkiye'de 30 adet birinci 3 öncelikli kaplıca arsında 6. sırada yer almaktadır. 46 - 50 santigrat derece arasında ısıya sahip kaplıca suyu kaplıca suyunun kimyasal karakteristiği; florür içeren kalsiyum, magnezyum-sodyum, sülfat, hidrokarbonat ve karbonat klörürlü sudur. Fiziksel karakteristiği; romatizma, sinir sistemi, solunum yolu, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı adale ağrıları, kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
Sıcak Çermikte dört otel, 10 adet termal banyolu prefabrik konut bulunmaktadır. Toplam 130 oda, 150 yatak kapasitesi vardır. Sıcak Çermik Kaplıcasında 67 Termal banyo, 2 adet açık havuz , 2 adet kapalı havuz bulunmaktadır. Ayrıca lokantası, alış veriş yerleri piknik ve park alanları ve diğer ihtiyaca cevap verecek imkana sahiptir. Günü birlik gidiş gelişler için minibüs ve belediye otobüsleri çalışmakta olup büyük havuzlardan veya kişisel olarak kiralanacak banyolardan faydalanmak mümkündür.

SOĞUK ÇERMİK
İl merkezine 17 km. uzaklıkta olup, suyun sıcaklığı düşüktür (28 santigrat derece). Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca romatizma ve sinir hastalıkları tedavisinde de yararlı olduğu bilinmektedir.
Konaklama tesislerinin yanı sıra çoğunlukla çadır kurulmaktadır. Kaplıca çevresi belediyece düzenlenerek park alanları piknik yerleri düzenlenmiştir. Ayrıca tepe kesiminden 4 Eylül barajını seyretmek te mümkün.
ORTA BUCAK ÇERMİĞİ
Şarkışla ilçesinin Orta Bucak Nahiyesi sınırları içindedir. Büyük bir havuzu vardır. 14 odalı bir motel ve gazinosu bulunmaktadır.
ALAMAN ÇERMİĞİ
Şarkışla ilçesinin Akçakışla bucağına bağlı Alaman köyü sınırları içindedir. İlçe merkezine 33 km. uzaklıktadır. Suyu oldukça kükürtlü olduğundan içilmez.
AKÇA AĞIL ÇERMİĞİ
Suşehri ilçesinin Akça Ağıl Köyü yakınlarında Erzincan - Tokat yolu üzerinde ve Kelkit Çayının güney kenarında yer alan bu kaplıca suyunun sıcak olması nedeniyle birçok hastalıklara iyi gelmektedir. Kadın ve erkekler için ayrı banyolar vardır. Halk tarafından büyük ilgi duyulmaktadır. 40 derece sıcaklıktaki suyu aşırı şişmanlara ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.




crazy1

Intermediate

  • "crazy1" is male

Posts: 231

Location: Bora Bora

Thanks: 6 / 0

Level: 29 [?]

Experience: 234.677

Next Level: 242.754

  • Send private message

35

Monday, August 10th 2009, 6:24pm

yav yemek türünde icli köfteyi unuttunuz hihihi
InsanI yenilmek degil, Pes etmek Tüketir......... 8-)

Rate this thread
REKLAMI KAPAT
REKLAMI KAPAT